skip to Main Content
Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı

Ziyaretçilerimizin katkıları sayesinde sadece parkımızda koruma altında olan canlıların bakımını üstlenmiyoruz. Aynı zamanda doğada nesilleri tehlikede olan birçok canlı için saha çalışmaları ile yerinde koruma projeleri geliştiren derneklere destek oluyoruz.

Destek olduğumuz derneklerin başında gelen Kuzey Doğa Derneği 2012 yılında, ülkemizin en büyük kara hayvanı olan boz ayıların ekolojisinin araştırılması, daha etkin korunmaları ve insan-yaban hayat çatışmasını azaltmak için 34 boz ayıyı vericilerle izlemeye aldı. Ayrıca National Geographic Vakfı tarafından boz ayılara özel kameralar takılarak boz ayıların gözünden dünyanın nasıl göründüğü de kaydedildi. Bu çalışma sırasında, dünyada bir ilk de gerçekleştirildi, National Geographic Vakfı tarafından geliştirilen kameralar, Kuzey Doğa Derneği uzmanlarınca vericilerin üzerine monte edildi. Bu sayede boz ayının GPS konum bilgileri ile video görüntüleri birleştirildi. Böylece boz ayıların gün içerisindeki davranışları kendi gözlerinden belgelendi.

Proje amaçlarını özetlersek:
• Türkiye üzerine çok fazla araştırma yapılmamış boz ayıların yaşama alan büyüklükleri, mevsimsel olarak davranışlarını ortaya çıkarmak,
• İnsan – Bozayı arasındaki çatışmasını azaltmak için önlemler almak,
• Sarıkamış özelinde elde edilecek veriler ile uzun vadede Türkiye’deki bozayı sayısının tahmini olarak belirlenmesi.

Faruk Yalçın Zoo olarak projeye her yıl olduğu gibi bu yıl da destek veriyoruz. Ayıların dışında aynı zamanda kurt ve vaşak türlerinin de takibini yapan bu programa destek olarak Kuzey Doğa Derneği’nin ülkemize ait olan bu hayvanlara yönelik gerçekleştirdiği koruma çalışmalarının gönüllüsü ve destekçisiyiz. Kuzey Doğa’nın çalışmaları, bu özel canlıların davranışlarını daha iyi anlamamızı ve daha iyi koruyabilmemizi sağlıyor. Türlerinin devamı ve ekolojik olarak bölgelerinin korunmasına ilişkin bir planın oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Sarıkamış’ta koruma çalışmalarına katılarak derneğe saha desteği veren biyoloğumuz Pınar Çağtaş, tecrübe ettiklerini bize birkaç cümleyle aktardı.

“Dolunayın en belirgin olduğu gecede tanıştık onunla. 10 yaşında genç bir dişiydi. Sağlık kontrollerini, ay tepemizde pırıl pırıl parlarken yaptık. Onun adı ne diye sorarsanız; AYKIZ. Neslinin devamlılığı için gelecek vadediyordu, tabi insanlar onu öldürmezse ya da açlığa karşı verdiği mücadeleye yenik düşmezse. Uydu vericisini taktıktan sonra sistemden izledik onu. O bölgedeki diğer tüm ayılar gibi o da hava kararınca şehir çöplüğüne gitti ve büyük ihtimalle yememesi gereken şeyler (genelde plastik) yedi. Onların bize ihtiyacı var.”