Türkiye’de ilk hayvanat bahçesinin kurulması 1933 yılında Atatürk tarafından karar verilmiştir ve bugünkü Ankara Hayvanat Bahçesi’nin bulunduğu yere kurulan minyatür bir hayvanat bahçesine başlangıçta, Türkiye’de bulunan kurt, tilki, çakal vs. gibi hayvanlar yerleştirilmiştir.
1936 yılında bir sirkten sağlanan bir aslan ile hayvanat bahçesinin gelişmesi başlamış ve 29 Ekim 1940 yılında Ankara Atatürk Orman Çiftliği içinde bulunan bir alanın gerçek anlamda bir hayvanat bahçesi olarak kuruluşuna karar verilmiş ve bu süretle 22 hektarlık bir alan üzerinde ilk Türk Hayvanat Bahçesi Ankara’da kurulmuştur.
1990 yılında ise, Darıca –Bayramoğlu bölgesinde ilk Türk Özel Hayvanat Bahçesinin kurulmasına başlanılmış ve başlangıçta bir kuş parkı olarak Kuş Cenneti ismi altında kurulan parka bütün dünyada mevcut en önemli kuş türlerinin edinilmesine başlanılmıştır. 1993 yılında park, gelişmesine devam etmiş ve 80.000 m2 lik alan üzerinde bugünkü ‘Boğaziçi Hayvanat Bahçesi Botanik Parkı ve Kuş Cenneti’ nin kurulup halk hizmetine sunulmasını sağlamış ve Avrupa Hayvanat Bahçeleri arasına asil üye olarak girme başarısını göstermiştir.
Parkın kurulması ve geliştirilmesi büyük sabır, zaman ve fınansman gerektirmiştir.
1995 yılında parkta birçok yenilikler meydana getirilmiş, öncelikle çok değişik bir akvaryum tesisi, tropik bölge, bir fil grubu ve değişik türde yeni hayvanlar ile park zenginleştirilmiştir. Parka Paris`ten ithal edilip getirilen bir ayı ayrı bir güzellik katmıştır.
Parkta mevcut olan çocuk oyun bahçesi çok değişik yenilikler ile yepyeni bir çocuk cennetine dönüştürülmüştür.
Bütün bu hizmetler, memleketimize böyle bir tesisi kazandırmak ve halkımızın hizmetine hiçbir ticari kaygı güdülmeden sunmak üzere meydana getirilmiştir.
Parkın bütün güzellikleri ile devam etmesi ve genç kuşakların doğa sevgisini aşılaması önde gelen hedefimizdir.
Park bugün çarpık yapılaşmalar ortasında yeşil bir ada halinde, ziyaretçilere dinlenme, eğlenme, hoşça vakit geçirme ve öğrenme imkanları sağlayan bir kültür merkezi haline gelmiştir.
Dünyamızdaki insan nüfusunun artışı sonucu yerleşim bölgelerinin genişlemesi,yükselen tüketim hızı ve endüstriyelleşme ile, tarım ve orman ürünleri ve enerji ihtiyaçlarının artması yanında, bilinçsiz avlanma ve bilinçsiz tarım ilaçlarının kullanılması nedeniyle, yaban hayvanlarının ve bitki türlerinin yaşam alanları kaybolmakta veya çok küçülmektedir. Bu nedenlerle, günümüzde, yaban hayvanlarının ve bitki türlerinin korunması ve çoğaltılması amacıyla hayvanat bahçeleri ve botanik parkların kurulması çok daha büyük önem kazanmıştır. Bunu dikkate alan devletler ve resmi kuruluşlar, gelişmekten olan dünyamızda,hayvanlar ve bitkiler (Fauna ve Flora) hakkında en önemli bilgi merkezi olan hayvanat bahçeleri ve botanik parkların kurulmasına büyük destek vermeye veyardımcı olmaya başlamıştır.
Bu gelişmeye paralel olarak halk kitleleri, doğa ile sağlanan yakın ilişkileri sonucunda, gerek ziyaret gerekse üye veya sponsor olmak suretiyle hayvanat bahçelerini desteklemeye ve sahiplenmeye başlamışlardır.
Hayvanat bahçelerinde, doğada yaşayan hayvanların yaşam ortamlarına benzer koşullar yaratarak, beslenme, sosyal zenginleştirme, çoğalma ve hastalık ve tedavileri konularında veteriner, biyolog ve zooteknistler devamlı çalışmaktadırlar. Bitkiler konusunda ise, peysaj ve ziraat branşlarında istihdam edilen kadrolar, türlerin bakımı ve çoğaltılması, bitki tür koleksiyonlarınınyaratılması konularında çalışmaktadırlar.






