skip to Main Content
Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı

Türlerin doğal yaşam alanlarında gerçekleştirilen koruma çalışmaları; tür devamlılığını sürdürebilmek için dışarıdan müdahaleye muhtaç olduğu saptanan canlı türlerine yönelik yaygın bir yaklaşımdır. Avcılık ve doğal yaşam alanlarının daralması (kentleşme sonucu habitat kaybı) bu türlerin geleceğini riske sokan en önemli 2 etkendir. Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı bu kapsamda, tehdit altında bulunan Kızıl Panda, Boynuzlu Kuş ve Boz Ayılar için 4 ana projeye destek vererek doğadaki tür çeşitliliğine katkı sağlamaktadır.

Sizler de parkımıza gerçekleştireceğiniz ziyaretiniz sırasında veya hemen  tıklayarak bu canlıların soy devamlığına katkıda bulunabilirsiniz.

Bağışlarınız, vakfımız tarafından işbirliği içinde bulunduğumuz aşağıdaki projelere aktarılmaktadır.

Red Panda Network (Kızıl Panda Ağı)

Yasa dışı avcılık ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sebebiyle, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından “Tehdit Altında” kategorisine alınan Kızıl Pandaların vahşi yaşamda sayılarının 7000 ila 10.000 adet arasında seyrettiği öngörülmektedir. Doğu Nepal’de yer alan Dünya’nın en büyük biyolojik çeşitlilik alanı Panchthar–Ilam–Taplejung (PIT)’da Kızıl Panda sayısı Red Panda Network tarafından görevlendirilen orman korucularının faaliyetleri sayesinde önemli ölçüde artmıştır. Bu alanda Kızıl Pandalar biyolojik çeşitliliğin nadide üyelerinden biridir. Clouded Leoparlar, Himalaya Siyah Ayıları ve yüzlerce kuş türü de, kurulan Kızıl Panda Koruma Ormanında bulunmaktadır. Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı, Kızıl Panda Ağı’nın destekçilerinden biri olarak, türün soy devamlığının sağlanmasında bir sorumluluk üstlenmiştir.

Nature Conservation Foundation (Doğa Koruma Vakfı)

Vakfın Hindistan’da yürüttüğü Boynuzlu Kuş Yuva Edinme Programı (Hornbill Nest Adaption Program), Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı’nın desteklediği in-situ koruma projelerinden bir diğeri. Altıncı yılını dolduran Boynuzlu Kuş Yuva Edindirme Programı, 2012’de 9 Boynuzlu Kuş yuvasını izleyen 3 köyde 3 yuva koruyucu ile başlayarak, günümüzde Arunachal Pradesh Seijosa’daki Papum Reserve Ormanı’nda bulunan 39 Boynuzlu Kuş yuvasını izleyen 10 köyde 13 Yuva Koruyucu ile devam etmektedir. Programın başlangıcından bu yana, ana konsept ‘Paylaşılan Ebeveynlik’ olmuştur. Her yuvada üç grup ebeveyn bulunur: Biyolojik ebeveyn, diğer bir deyişle boynuzlu kuşların kendileri, yuvayı insan kargaşasından koruyan yerel Yuva Koruyucuları ve yaban hayatı koruma konusundaki yuvaları benimseyen boynuzlu kuş ebeveynleri veya kent vatandaşları. Programın yıldan yıla başarılı bir şekilde uygulanması başta Hayvanat Bahçeleri olmak üzere, bağışçılardan alınan maddi destek ile mümkün olmuştur.

2017 yılında The Papum Reserve Ormanı’nda yuva koruyucularımızın çabaları sayesinde bu yıl 25 aktif yuvada toplam 21 Boynuzlu Kuş yavrusu tüylenerek başarılı bir şekilde büyüdüler. (Bir Oriental Pied Boynuzlu Kuş çifti, 2 yavru dünyaya getirdi. Pakke Tiger Reserve ve Nameri Tiger Reserve’de ise, 23 aktif yuvada 18 yavru ve 4 aktif yuvada 3 yavru bulundu. (Uzağa konuşlanmış 5 yuva kendilerince kontrolü yapılan orman personeli tarafından henüz onaylanmamıştır.)

Hornbill Research Foundation (Boynuzlu Kuş Araştırma Vakfı)

Soyu tükenme eşiğinde olan boynuzlu kuşların kendi habitatlarında bakımlarının sağlanması ve bilimsel araştırmalar için veri toplanması amacıyla 1978 yılında kurulan Boynuzlu Kuş Araştırma Vakfı, Batı ve Güney Tayland’da faaliyet gösteriyor. Parkımızda da koruma altında bulunan Rhinoceros Boynuzlu Kuşların yanı sıra “Helmeted” ve “White-Crowned” boynuzlu kuşlar da bu bölgelerde vakıf tarafından koruma altında tutuluyor.

Kuzey Doğa Derneği

Kuzey Doğa Derneği 2012 yılında, ülkemizin en büyük kara hayvanı olan boz ayıların ekolojisinin araştırılması, daha etkin korunmaları ve insan-yaban hayat çatışmasını azaltmak için 34 boz ayıyı vericilerle izlemeye aldı. Ayrıca National Geographic Vakfı tarafından boz ayılara özel kameralar takılarak boz ayıların gözünden dünyanın nasıl göründüğü de kaydedildi. Bu çalışma sırasında, dünyada bir ilk de gerçekleştirildi, National Geographic Vakfı tarafından geliştirilen kameralar, Kuzey Doğa Derneği uzmanlarınca vericilerin üzerine monte edildi. Bu sayede boz ayının GPS konum bilgileri ile video görüntüleri birleştirildi. Böylece boz ayıların gün içerisindeki davranışları kendi gözlerinden belgelendi.

İlk elde edilen veriler 2008’de Kuzey Doğa Derneği tarafından önerilen ve 2012’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunun mutlak gerekliliğini gözler önüne seriyor.

Proje amaçlarını özetlersek:

  • Türkiye üzerine çok fazla araştırma yapılmamış boz ayıların yaşama alan büyüklükleri, mevsimsel olarak davranışlarını ortaya çıkarmak,
  • İnsan – Bozayı arasındaki çatışmasını azaltmak için önlemler almak,
  • Sarıkamış özelinde elde edilecek veriler ile uzun vadede Türkiye’deki bozayı sayısının tahmini olarak belirlenmesi

​Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç Dr. Şekercioğlu liderliğinde yürütülen Doğu  Anadolu’nun Yaban Hayatını Araştırma ve Koruma Projesi kapsamında, Zürih, Kafkas,  Zagreb ve Boğaziçi üniversitelerinden araştırmacıların katılımıyla uydu  vericileriyle yapılan takip sonucu, dünyanın bilinen ilk göçmen boz ayıları  Kars’ın Sarıkamış ilçesinde tespit edildi.

Proje kapsamında Zürih, Kafkas, Zagreb ve  Boğaziçi üniversitelerinden araştırmacılarca Sarıkamış’taki boz ayı  popülasyonundan seçilen örnek ayılara takılan uydu vericilerle ayıların  hareketliliği tespit için yapılan çalışmada, Sarıkamış’taki sarıçam ormanlarında  yaşayan boz ayıların, kış öncesi yaklaşık 250 kilometre mesafe kat ederek Artvin  Şavşat’a göç ettikleri ve kış uykusu için geri döndükleri tespit edildi.