skip to Main Content
Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı

Kuzey Doğa Derneği’nin yürüttüğü Kars-Iğdır Biyolojik Çeşitlilik Projesi kapsamında gerçekleştirilen Boz Ayı Uydu Takip Projesi’nin saha çalışmalarına katıldık. Ekip arkadaşımız Biyolog Pınar Çağtaş Haziran ayında 10 gün boyunca, Sarıkamış’ta devam eden koruma çalışmalarına destek verdi. 6 yıldır bölgede uzman ekiplerce gerçekleştirilen saha çalışmalarının ilk ayağı olan iz arama safhasında arazide boz ayı dışkıları, ayak izleri veya ağaçlara bırakılan sürtünme izleri aranıyor. Sonrasında izlerin bulunduğu konumlar fotoğraflanarak belgeleniyor ve sisteme kaydediliyor. Tespit edilen bölgelere güzel planlanmış bir kapan sistemi kuruluyor. Bu sistem hayvanlara zarar vermiyor sadece bulunduğu yerde sabitlenmelerini sağlıyor. Kapanlara ayıları çekmek için yem konuluyor. Gelişmeler fotokapanlarla takip edilmek üzere sabırlı bir bekleyiş başlıyor.

Ayıların kapana gelmeleri haftalar dahi sürebilir. Bu süre içerisinde kapan her gün kontrol edilip düzeltmeler yapılıyor. Kapana ayı yakalandığında alarm sistemi ve fotokapanlar sayesinde yetkililerin cep telefonlarına sinyal geliyor. Ekip bunun için 7/24 nöbet tutuyor. Boz ayıyı bekletip strese sokmamak için sinyal gelir gelmez bölgeye gidiliyor ve ilk önce sorumlu veteriner boz ayı için bir kilo tahmininde bulunuyor. Doğru anestezi dozu için bu tahminler önem arz ediyor. Herkesin çok sessiz ve dikkatli olduğu çalışma ortamında veteriner anestezi işlemini yaptıktan sonra işin olabildiğince hızlı bitmesi için canla başla çalışmaya başlanıyor. Dişlerden yaş tahmini, uzunluk, boy, kilo ölçülerinden sonra genetik bilgi kütüphanesi için az miktarda kan ve tüy örneği alınan boz ayıya uydu vericili GPS tasma takılıyor.

Titiz hızlı ve dikkatli yapılan bu işlemlerin sonunda boz ayımız uyanana kadar gizli bir noktadan uyanıp yeniden yaşam alanına kavuşmasını izleniyor. Ertesi günden itibaren boz ayımız bölgenin en yüksek yerinden her gün uydu alıcı sinyalleri ile takip ediliyor. Takip sistemi, boz ayının yaşam alanını bulmamızı sağlıyor. Ayrıca bilgisayarlardan da yer değişiklikleri ve bulundukları konum sürekli takip edilerek ayımızın davranışları hakkında bilgi sahibi olunuyor.

Ortaya çıkan acı sonuçlardan biri bölgede yaşayan boz ayıların besin bulamadıkları için havanın kararmasıyla birlikte bölge çöplüğünde toplanmaları. Çöplükte cam, plastik, kablo, poşet gibi onlar için zararlı birçok madde ile beslenmeye çalışıyorlar. Diğer bir olumsuz sonuç ise erkek boz ayılarda görülen derin yara izleri. Dar bir alanda fazla sayıda boz ayı yaşadığını ve bu durumun alan ve yiyecek kavgalarına sebep olduğunu anlıyoruz. Yaşamaları, üremeleri ve beslenebilmeleri için yeterli alan bırakılmamış. Tehlike altındaki birçok canlı türü ile aynı kaderi paylaşıyor boz ayılar: habitat kaybı. Bu sebeple bölgede sayıları hızla azalan boz ayılarla ilgili ekibin yaptığı diğer çalışma ise bölge halkını bilgilendirmek. Bunun için yöre halkına anketler düzenleniyor, okul, kahvehane gibi ortamlarda sunumlar yapılarak halkın bilinçlendirilmesi sağlanıyor. Çalışma sonuçlarından elde edilen veriler köylüler ile paylaşılıyor.

Projenin Tarihçesi

Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu’nun kurduğu ve parkımızın (ve dolayısı ile ziyaretçilerimizin) düzenli olarak destekçisi olduğu Kuzey Doğa Derneği 2012 yılında, ülkemizin en büyük kara hayvanı olan boz ayıların ekolojisinin araştırılması, daha etkin korunmaları ve insan-yaban hayat çatışmasının azaltılması amacıyla 34 boz ayıyı vericilerle izlemeye aldı. Ayrıca National Geographic Vakfı tarafından boz ayılara özel kameralar takılarak boz ayıların gözünden dünyanın nasıl göründüğü de kaydedildi. Bu çalışma sırasında, dünyada bir ilk de gerçekleştirildi, National Geographic Vakfı tarafından geliştirilen kameralar, Kuzey Doğa Derneği uzmanlarınca vericilerin üzerine monte edildi. Bu sayede boz ayının GPS konum bilgileri ile video görüntüleri birleştirildi. Böylece boz ayıların gün içerisindeki davranışları kendi gözlerinden belgelendi.
İlk elde edilen veriler 2008’de Kuzey Doğa Derneği tarafından önerilen ve 2012’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunun mutlak gerekliliğini gözler önüne seriyor.

Proje amaçlarını özetlersek:
• Türkiye üzerine çok fazla araştırma yapılmamış boz ayıların yaşama alan büyüklükleri, mevsimsel olarak davranışlarını ortaya çıkarmak,
• İnsan – Bozayı arasındaki çatışmasını azaltmak için önlemler almak,
• Sarıkamış özelinde elde edilecek veriler ile uzun vadede Türkiye’deki bozayı sayısının tahmini olarak belirlenmesi